5R – İzlanda Sinemasına 5 Filmlik Bir Bakış

Geniş kitlelere futbolla kendini sevdirmelerinden çok önce filmleri ve müzikleriyle o işi yapmışlardı aslında. İzlanda sineması birçok önemli yönetmen ve onların filmleriyle gönlümüzü kazandı. İşte o filmlerden 5 tanesi.

101 Reykjavik

Danimarka,  İzlanda,  Norveç,  Fransa,  Almanya ortak yapımı filmin yönetmeni Baltasar Kormákur. Bekâr ve 30’lu yaşlarındaki bir gencin hala annesi ile yaşaması ve annesinin lezbiyen arkadaşı ile ilişkiye girip onu hamile bırakmasının ardından ve dozu hiç inmeyen müthiş bir romantik komedi…

İnatçılar – Hrútar

Yönetmenliğini Grímur Hákonarson’un yaptığı filmin konusu şöyle; İzlanda’nın merkezden uzak bir köyünde yaşayan Gummi (Sigurður Sigurjónsson) ve Kiddi (Theodór Júlíusson) adlı kardeşler, ailelerinden kalan koyun sürülerini besleme işiyle hayatlarını kazanmaktadır. Hatta bölgenin en kaliteli koyun ve koçlarına sahiptirler. Ancak iki kardeş 40 yıldır birbirine tek kelime etmemiş, yanyana çiftliklerde birbirlerinden ayrı yaşamış, sürekli bir rekabet ve kıskançlık halinde olmuşlardır.

Bir gün sürülerindeki hayvanları etkileyen bir hastalığın yayılmasıyla çok zor durumda kalırlar. Bölgedeki tüm küçükbaş hayvanlar gibi onlarınkiler de itlaf edilecektir. Gummi, sürüsündeki tüm koyunları kendi eliyle öldürmeyi tercih etmiştir. Ancak hastalıksız olduğunu düşündüğü birkaç koyun ve bir koçu gizli bir yere saklamıştır. Bu koyunların varlığından itlaf ekipleri haberdar olunca, kardeşler sürülerinin son üyelerini kurtarmak için işbirliği yapmak zorunda kalacaktır.

Serçeler – Þrestir

Serçeler’in açılış sahnesinde ilk gördüğümüz şey filme ismini veren kuşlar değil, kilise korosunda şarkı söyleyen melek yüzlü, tiz sesli bir genç. Ari on altı yaşındadır, Reykjavik’te annesiyle yaşamaktadır. Bir gün aniden babası Gunnar’ın yanına, Westfjords’a gönderilir. Bundan sonrası babasıyla ilişkilerini yeniden gözden geçirmeleriyle, değişen manzara ve farklılaşan çevresi karşısında hissettiği yalnızlıkla ilgilidir.

Bir önceki filmi Volkan’ın izinden giden Rúnar Rúnarsson, kırılgan ama bir o kadar da büyüleyici bir büyüme hikâyesiyle karşımızda. Rúnarsson’un önceki filmindeki sıcak gözlemci tavrı, arka planda nefis İzlanda manzarasının yer aldığı düşsel görüntülerle ve Sigur Rós’tan Kjartan Sveinsson’un hipnotik müzikleriyle destekleniyor. Masumiyetin kayboluşu, insanın doğa karşısındaki hali, erkekliğin kodları ve büyümenin sancıları en hüzünlü halleriyle karşımızda.

Atlar ve İnsanlar – Hross í oss

Yönetmenliğini Benedikt Erlingsson’un yaptığı İzlanda, Almanya ortak yapımı film, Kuzey Avrupa coğrafyasındaki atlarla insan ilişkilerini konu alırken, hem atların özel hayatları hem de insanların onlara bağımlılığını trajikomik bir şekilde ortaya koyuyor.

Bakir Dev – Fúsi

İzlandalı yönetmen Kári’nin Fusi’si, annesiyle yaşayan, “bakir”, sevgisiz kocaman bir insandır. Bir kadının, çocukluğuna hapsolmuş Fusi’nin kocaman hayatına girmesiyle Fusi, bildik bilmelerini değiştirmeye başlar.

What's your reaction?

tr_TRTurkish